


|
|
Glokom, 4 ana grupta incelenir. 1. Açık açılı glokom: En sık görülen türdür. Glokomlu hastaların %90’ından fazlası bu türdendir. Hasta, görme sinirinde oluşacak hasar çok büyümeden, kendisinde bir sorun olduğunu algılayamaz. Bilgisayarlı görme alanı muayenesiyle görme alanı kaybının oranı saptanabilir. Bu tür glokomların tedavisinde göz içi basıncını düşüren ve görme sinirini koruyan damlalar kullanılır. Göz içi basıncı yeterince düşmezse SLT ismi verilen tedavi yapılabilir. SLT, son yıllarda yoğun kullanılan ve yüksek teknoloji ürünü cihazlarla uygulanan bir tedavi biçimidir. SLT, cerrahi bir yöntem değildir. SLT'de hasta, karşısında oturur biçimde yerleştiği cihaza çenesini yerleştirir ve gözün içine 10-15 saniye süreyle ışık tedavisi yapılır. İşlemden sonra hastanın gözleri açık kalır, hasta kendi otomobilini kullanarak işine gidebilir. SLT, cerrahi bir tedavi değildir. Bazı glokomlu hastalarda, tek tedavi cerrahidir. En sık kullanılan cerrahi yöntemin ismi trabekülektomi'dir. Trabekülektomi, özellikle 50 yaşından sonra uygulandığında başarı oranı yüksek bir cerrahi girişimdir. 2. Kapalı açı glokomu: Göz içi sıvısının drenajını sağlayan sistemin, göze rengini veren iris tarafından tıkanmasıyla gelişir.Göz içi basıncı hızla yükselir. Ani görme bozukluğu, şiddetli göz ağrısı, ışık kaynaklarının etrafında renkli halkalar görme, bulantı ve kusma olur. Açı kapanması glokomu acil tedavi gerektirir. Hemen ilaç tedavisine başlanır ve hemen sonra da YAG laserle iridektomi yapılır. İridektomi, iriste pencere görevi gören bir delik açılmasıdır. Acil tedavi edilmeyen hastalarda körlük riski yüksektir. 3. İkincil glokomlar: Kaza geçirilmesi, kortizon kullanımı, tümörler, iltihaplar, "anormal damar oluşumu" (ilerlemiş şeker hastalığı) sonucu gelişir. Tedavi nedene yöneliktir, göz içi basıncını düşüren ilaçlar kullanılır. 4. Konjenital glokom: Doğuştan olan glokomdur. Çok nadirdir. Her 20.000 doğum başına 1 bebekte görülür. Aile, çocuğun gözünün büyüdüğünü (bebek gözü, erişkin gözünden daha elastiktir) farkederek hekime başvururlar. Bu çocuklar ışıktan çok rahatsız olur ve kaçınmaya çalışırlar. Tedavi sadece cerrahi olarak mümkündür. İlk tedavi başarılı olmazsa ikinci, hatta üçüncü kez cerrahi uygulamaları gerekebilir. |