Retina, gözün iç duvarını kaplayan ince bir dokudur. Görme hücrelerini ve görme siniri liflerini içerir.
Retina Dekolmanı: Dekolman, "ayrışma" anlamındadır. Retina dekolmanı, retinanın göz küresine yapışık olduğu yerden ayrılmasını tanımlar. Görmeyi ciddi şekilde tehdit eden bir sorundur. Her yaşta görülebilir. 6 numaradan yüksek miyoplarda risk daha yüksektir. Daha önce katarakt ameliyatı geçirmiş kişilerde de risk daha fazladır. Belirtileri, gözlerde ışık çakmaları (şimşek çakması) hissi sonrası görmenin aniden azalması veya tamamen kaybolmasıdır. Acilen tedavi edilmezse görme kaybına neden olur. Erken dönemde argon laser ile tedavi edilebilir. Geç dönemde tedavi pnömopeksi, skleral çevreleme veya vitrektomi ile yapılır. Pnömopeksi, göz içine özel bir gazın injeksiyonla verilmesi ve bu gazın göz içinde genişlemesiyle ayrışan retinanın tamponlanmasıdır. Skleral çevreleme, dekolmanın göz küresi dışından baskı yaratacak kemer biçiminde bir materyalle tamponlanmasıdır. Vitrektomi, göz küresi içinden uygulanan karmaşık bir cerrahi türüdür.
Diabetik retinopati: Şeker hastalığına bağlı gelişen retina sorunlarıdır. Şeker hastalarında retinada kanamalar ve retinadaki kılcal damarlarda tıkanmalar olabilir. Bu hastalar iyi tedavi edilmediklerinde körlük gelişebilir. Tedavide argon laser ve göz içi ilaç injeksiyonları kullanılır. Argon laserin çok kereler uygulanması gerekebilir. Göz içine triamsinolon asetat isimli bir ilaç injekte edildiğinde, retinadaki sorunlar geçici de olsa düzelebilir. İlerlemiş şeker hastalarında retina damarları bir "saç örgüsü" biçiminde çoğalarak şiddetli kanamalar yapabilir ve tedavisi çok zor bir tür göz tansiyonuna (neovasküler glokom) yol açabilir. Bunu engellemek için, argon laser tedavisi tüm retinayı kaplayacak şekilde yoğunlaştırılır ve/veya göz içine anti-VEGF ismi verilen ilaçlar injekte edilir. Göz içi injeksiyonu risksiz, kolay uygulanan ve hastaya hiç bir ağrı vermeyen bir uygulamadır. Şeker hastası kişi, en az 6 ayda bir kez retina muayenesi yaptırmalıdır. Her muayenede OCT ile maküla görüntülenmesi yapılmalı, retinada bir sorun görüldüğünde FFA tetkiki yapılmalıdır. FFA, damardan floresein isimli bir ilaç verildikten sonra göze hiç bir cihaz temas etmeksizin, uzaktan çekilen retina damar filmidir(Maküla, retinanın en hassas ve en önemli noktasıdır. Görmemizin % 90'ını sağlar ve halk arasında "sarı nokta" ismiyle bilinir). Şeker hastalarında katarakt ve glokomun da daha sık görüldüğü unutulmamalıdır.
Maküla Dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı): Yaşlanma sonucu retinadaki sarı noktanın bozulması ve görmenin azalmasıdır. Hasta, düz çizgileri kırık olarak görür. Baktığı noktayı göremez, çevresini ise görebilir. Yakın görme, okuma en çok etkilenir. Sigara içenlerde kesinlikle daha sık görülür. En çok 70 yaş üzerinde gelişir ama risk 55 yaşın üzerinde başlar. İki türü vardır: Kuru tip, Islak tip. Kuru tipte, kılcal damarlar sağlamdır, kanama yoktur. Islak tipte kılcal damarlar kırılgandır ve kanama vardır. Kuru tipte görme azalır ama körlük olmaz. Islak tipte körlük riski vardır. Kuru tip tedavisi ağızdan alınan destek ilaçlarıyla yapılır. Islak tip tedavisinde argon laser, fotodinamik tedavi ve göz içi injeksiyonları kullanılır. Fotodinamik tedavide, retinada kanama yapan kılcal damarlar hastanın koluna yapılan bir iğneyle verilen özel bir ilaçla boyanır ve boyalı yere yapılan laser ile hastalıklı bölge yok edilir. Islak tipin tedavisi çoğu kez başarılıdır ancak tedavinin yaşam boyu belirli aralıklarla tekrarlanması gerekir. Göz içi injeksiyonlarında anti-VEGF isimli ilaçlar kullanılır. İnjeksiyon uygulaması hasta açısından kolay ve ağrısızdır. Göz içi injeksiyonlar, bir ay arayla 3 kez yapılır. Görmesi azalan hastalara LVA isimli özel gözlüklerle de büyük ölçüde yardımcı olunabilir. Hastaların çoğu, bu gözlüklerle rahat biçimde gazete okuyabilir hale gelirler. Sarı nokta hastalarının 4 ayda bir muayene edilmeleri, her muayenede OCT, yılda bir kez FFA tetkiki yapılması gereklidir.